Anasayfa
18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ PDF Yazdır e-Posta

           Şehit, vatan, millet ve Allah yolunda ölen kimseye denir. Sağ dönenlere de gazi denir.Her canlı şüphesiz ölümü tadacaktır. Ölüm Allah’a dönüştür.Şehitlik inanç sayesinde hayat karşılığı elde edilen bir makamdır. Hem hak katında ve de hem halk yanında şehadet mertebesine yükselmek büyük bir mazhariyettir.

            Şehitler Allah katında çok değerlidir. Zira yüce Allah “Allah yolunda öldürülenlere Ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız” buyurmuştur. Sevgili Peygamberimiz, şehitliğin derecesi ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Hiçkimse cennete girdikten sonra bütün dünyaya sahip olsa bile bile tekrar dünyaya dönmeyi istemez.Yalnız şehitler, gördükleri keramet (ve erdikleri nimetler) sebebiyle dünyaya dönüp tekrar şehit olmayı arzu ederler.”

            Savaş meydanlarında canını feda edenlerin dışında başka şehitler de vardır. Mesela malını ve namusunu müdafaa uğrunda ölen de şehittir. Boğularak, yanarak salgın hastalıktan ölen kimselerin de şehit olduklarını sevgili Peygamber Efendimiz (SAV) bildirmektedir.  Ancak savaş meydanlarında şehit düşenlerin ayrı bir özelliği vardır.

            Şehitlerin rütbesi, rütbelerin en şereflisidir. Çünkü şehit, insanların Allah’ın emaneti olan can ve mallarını, vatan ve hürriyetlerini,dinini  ve devletini…. koruma uğruna canını feda etmiştir. Eğer biz bugün vatan ve hürriyetimize, din ve devletimize, can ve mal güvenliğimize sahip isek bunu vatan uğrunda can feda etmiş şehitlerimize borçluyuz.

            Şehit olmadan vatan olmaz. Evet vatan bir toprak parçasıdır ama her toprak parçası vatan değildir.Vatan; uğrunda şehitlerin kanlarını akıttıkları toprak parçasıdır.Üzerinde yaşadığımız cennet vatanımız, bağrında sayısız şehitler barındırır.Uğrunda can vermiş, kanımızı akıtmışız. Bu cennet vatanın bize yurt olması kolay kazanılmış bir sonuç değildir. Ağır bedeller ödenmiş ve büyük mücadeleler verilmiştir. Büyük zaferler büyük milletlerin işidir. Milleti harekete geçiren ise kendi içerisinden çıkardığı kahramanlarıdır. Bu millet Anadolu’yu yurt edinmeye karar verdiğinde Alparslan’ı, bu topraklar elinden çıkmak üzere iken de Mustafa Kemal’i çıkarmıştır.

            Şehit, elbisesi ile gömülür, üzerindeki kanı mahşerde maddi şahit olsun diye şehit yıkanmaz, çünkü cenazeyi yıkamak onu temizlemek içindir. Şehit ise şehadet şerbetini içmekle tertemiz olmuştur. Bazı alimlerin görüşüne göre namazın kılınmasına bile gerek yoktur, çünkü cenaze namazı, ölünün bağışlanması için bir duadır. Şehit ise Allah tarafında bağışlanmıştır. Hatta ölü bile değildir, ŞEHİTTİR, diridir.

            Çanakkale zaferinin yıl dönümü olması münasebetiyle kahraman ecdadımızı, bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimiz de şükran ve minnetle anıyorum.

            Bir şairimizin dediği gibi;

 

            Gök kubbenin altında yatar al kanlar içinde,

            Ey yolcu! Şu topraklar için can veren erler,

Hakkın bu veli kulları, taş türbeye girmez,

Gufrana bürünmüş, yalnız fatiha bekler.

 

 

Celalettin KÜÇÜKAK